Böbrek Nakli Nedir?

Böbrek Nakli?

Böbrek karnin arka bölgesinde bulunan 100–150 gram agirliginda bir organdir. Normal kisilerde sag ve solda olmak üzere iki adet böbrek bulunur. Toplumda yaklasik 1000 kisinin bir tanesinde tek böbrek vardir. Tek böbrekli olmanin önemli bir sakincasi yoktur.

Böbreklerin islevi;

Böbregin baslica islevleri vücut su, tuz, kalsiyum dengesinin saglanmasi, idrar araciligi ile zararli maddelerin ve ilaçlarin vücuttan atilmasi ve hormon, seker metabolizmasina olan katkilaridir. Böbrek yetmezliginde böbregin bu islevlerinde bozulma olur. Böbrek yetmezligi ani (akut) veya sinsi (kronik) seyirli olmak üzere iki sekilde gelisebilir.

Böbrek yetmezligi;

Böbregin normalde yaptigi görevlerin kaybina böbrek yetmezligi denir. Böbrek yetmezligi gelistiginde böbreklerin su görevlerinde önemli aksamalar olur:

Saglikli bir tek böbrek tüm bu görevleri yerine getirebilir. Kiside böbrek yetmezligine ait sikayet ve bulgularin olusmasi için her iki böbregin de görevlerini yapamamasi gereklidir.

Bu görevlerin yerine getirilmesindeki aksama ilerleyici ve geriye dönüssüz olarak meydana gelirse bu duruma kronik böbrek yetmezligi adini veriyoruz. Ancak görev kaybi saatler veya günler içinde meydana geliyorsa ve geriye dönüs ihtimali varsa, bu duruma akut böbrek yetmezligi diyoruz.

Akut Böbrek Yetmezligi

Böbreklerin görevlerinde çok kisa bir zaman içinde meydana gelen ve geriye dönüsü mümkün olabilen islev kaybidir. Zamaninda taninarak, uygun tedavisinin yapilmasi ile hastanin sonraki yasaminda böbrekleri tamamen normal olarak çalisabilir.

Akut böbrek yetmezliginin nedenleri
Kronik böbrek yetmezligi

Böbregin süzme islevindeki (glomerüler filtrasyon) ilerleyici bozulma ve sonuç olarak kanda üre düzeyinin yükselmesi (üremi) halidir.

Kronik böbrek yetmezliginin nedenleri
Böbrek yetmezliginin belirti ve bulgulari

Gece idrara kalkma, halsizlik, nefes darligi, çarpinti, idrar miktarinda azalma, hipertansiyon, el, ayaklar ve göz etrafinda sismedir. Böbrek yetmezliginin erken dönemlerinde belirtiler çok silik olabilir, tek belirti sik gece idrara kalkma olabilir. Gece idrara kalkma aksam çok sivi (çay, su, karpuz...) alanlarda veya prostat hastaligi olanlarda da görülebilir. Gece idrara kalkan bir hastada baska bir neden yoksa bunun nedeni böbrek yetmezligi olabilir. Bu nedenle sik sik gece idrara kalkanlarin mutlaka böbrek yetmezligi yönünden arastirilmalari gereklidir. Bu amaçla kan ve idrar incelemeleri yapilmalidir.

Tani

Böbrek yetmezliginin tanisi kanda üre veya kreatinin isimli maddelerin ölçülmesi ile mümkündür. Idrar incelemesi, radyolojik yöntemler, kanin biyokimyasal incelemesi ve diger laboratuvar incelemeleri böbrek yetmezliginin nedenini anlamaya yöneliktir.

Tedavi

Akut ve kronik böbrek yetmezliklerinde tedavi farklidir. Böbrek yetmezligi tedavisi hastanin özelligine ve böbrek yetmezligine yol açan hastaliga göre degisir. Tedavi kesinlikle bir doktor denetiminde olmalidir. Tedavide en önemli nokta eger var ise kan basinci düsüklügü veya yüksekliginin kontrol altina alinmasidir. Beslenme, sivi ve tuz dengesinin saglanmasi ve ilaçlar diger tedavi yöntemleridir.

Akut böbrek yetmezligi olan hastalarin böbrekleri iyi ve yeterli tedavi ile genellikle düzelir. Böbrek yetmezligi ilerler ve kalici hale gelirse baska tedavi yöntemleri gerekir:

1-Diyaliz
2-Böbrek Nakli

Böbrek Transplantasyonu (Böbrek nakli);

Böbrek transplantasyonu canli veya kadavra donörlerden yapilir. Aralarinda kan bagi olan akrabalardan alinan böbrekler genellikle hastanin vücudu ile daha iyi uyum gösterir. Bu tür canli vericilerden yapilan ameliyatlarda, hasta ve böbrek donörü önceden ayrintili olarak hazirlanir ve en uygun sartlar olustugunda transplantasyon gerçeklestirilir. Onun için, canli vericilerden yapilan transplantasyonun basari sansi daha fazla, ameliyat riski daha azdir. Bununla beraber, kadavra böbregi bekleyen hastalarin transplantasyon ünitesine basvurmalari sirasinda tüm incelemelerinin ayrintili biçimde yapilmasi ve yeni ilaçlarin uygulama alanina girmesiyle kadavra donörlerden yapilan transplantasyonlarin da basari sansi canli donörlerden yapilanlara yaklasmistir. Ameliyat sirasinda nakledilen böbrek, kasigin hemen üzerine, sag veya sol tarafa yerlestirilir. Bu böbregin atardamari karin alt kisminda bulunan büyük bir atardamara, toplardamari da yine karnin bu kisminda bulunan büyük bir toplar damara dikilir. Idrar borusu ise mesaneye agizlastirilir. Uygun sartlarda tüm bu ameliyat 2-4 saat kadar sürer. Her ameliyatin kendine göre riski oldugu gibi böbrek nakli ameliyatinin da riski vardir. Fakat gelisen yeni teknikler sayesinde ameliyat sirasinda ölüm orani %1'in altina inmistir. Ameliyat sonrasinda, genellikle canli vericilerden alinan böbrekler hemen çalismaya baslar ve bir daha diyalize girme gereksinimi kalmaz. Kadavra vericilerden yapilan transplantasyonlardan sonra ise, yeni böbregin çalismaya baslamasi bazen 2-3 hafta kadar gecikebilir. Bu süre içinde destekleyici diyaliz tedavileri uygulanir, böbrek yeterli olarak çalismaya basladiginda ise diyaliz tedavisine son verilir. Ameliyattan sonra hastanede kalma süresi her seyin normal gelistigi ve sürdügü kosullarda, ortalama 2-4 hafta kadardir.

Transplantasyon Adayi Hastalar Için Bilgiler

Böbrek nakli yapilacak hastalar için kesin bir üst yas siniri yoktur. Ancak 65 yasin üzerindeki hastalarda, ameliyat sonrasi sorunlar daha siklikla gelistigi için, bu hastalara diyaliz tedavisine devam etmelerini önermek daha yerindedir. Transplantasyondan sonra, takilan böbregin reddini önlemek için verilecek ilaçlar vücut direncinizi ve savunmasini azaltacaktir. Bu nedenle yakin zamanda geçirilmis bulasici bir hastalik söz konusu ise bu hastalik tamamen iyilesene kadar ameliyat olmaniz sakincalidir. Kanser olan kisilere de böbrek nakli yapilabilir. Ancak bunun için önceden yeterli bir tedavi uygulanmis olmasi ve en azindan 1 yil süre ile hastaligin tekrarlanmadiginin saptanmasi gereklidir. Böbrek yetersizligine yol açan bir kisim hastaliklarda, takilan böbrekte de ayni hastalik nüksedebilir. Bu nedenle bazi diyaliz hastalarinda transplantasyon bir süre için geciktirilir. Yakin zamanda kalp krizi veya kismi felç geçirilmis olmasi da ameliyatin ertelenmesini gerektirir. Söz konusu hastaliklarin yeterince tedavi edilmesinden sonra böbrek nakli tekrar gündeme gelebilir. Önemli olan bir baska konu da, transplantasyonun maddi giderleridir. Bu tedavi seklinde, ameliyat sonrasinda böbregin reddini önlemek için yasam boyunca özel ilaçlar uygulanir. Bu ilaçlarin bir kismi yurt disindan getirilmektedir ve oldukça pahalidir. Emekli Sandigi, Sosyal Sigortalar Kurumu'na bagli ya da devlet memuru olan hastalarin tedavi ve ilaç giderlerini ilgili kurumlar karsilamaktadir. 

Ancak sosyal güvencesi olmayan hastalarin, oldukça yüklü olan tedavi ve ilaç giderlerini karsilamalari zordur. Bu yüzden hastalarin saglik güvencesine kavusmalari mutlaka gereklidir.

Transplantasyon Öncesinde Hastalarin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

1. Beslenme: Diyaliz tedavisi döneminde de beslenme çok önem tasir. Ancak transplantasyon sonrasinda, özellikle ilk aylarda, yüksek dozlarda kullanilan ilaçlarin vücudunuz üzerinde olumsuz etkileri önleyebilmek için transplantasyon öncesinde yiyeceklerinize daha fazla önem göstermeniz gerekecektir. Bu dönemde et, süt, yumurta, peynir gibi hayvansal gidalarin alimi ön planda tutulmalidir.

2. Dis Bakimi:Çürük disler veya dis etlerindeki iltihabi hastaliklar transplantasyon sonrasinda bazen önemli sorunlara yol açabilir. Bunu önleyebilmek için 3-6 ay gibi araliklarla dis hekimine gitmeniz ve gereken tedavileri yaptirmaniz yararlidir. Dis çürümelerini önlemek için dislerinizi düzenli bir sekilde firçalamaya önem göstermelisiniz.

3. Infeksiyon Hastaliklarindan Korunma:Transplantasyon sonrasi dönemde uygulanacak tedaviler Infeksiyon hastaliklarinin daha ciddi seyretmesine neden olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde herhangi bir bulasmayi önlemek için atesli ve bulasici hastaligi olan bireyler ile ayni ortamda bulunmamaya dikkat ediniz. Ailede bulasici hastaligi olan bir kimse varsa, kisisel esyalarinizi (tabak, çatal, havlu, jilet vb.) ayiriniz. Transplantasyon öncesinde böyle bir hastalik ortaya çikarsa ameliyatinizin ertelenmesi gerekebilir.

4. Kadavra Transplantasyonu Hazirlik Poliklinigi Kontrolleri: Poliklinige ilk kez basvurdugunuzda, kadavra böbregi bekleme listesine yazilacak ve bundan sonra belli araliklarla kontrollere gelmeniz önerilecektir. Her gelisinizde bir sonraki kontrol için randevu aliniz. Sizce önemsiz bile olsa her türlü yakinmanizi poliklinikte kontrolünüzü yapan hekime, Ya da diyaliz hekiminize Mutlaka bildiriniz.

5. Doku Grubu Tayini Laboratuarindaki Kan Kontrolleri : Kadavra böbregi bekleme listesindeki hastalar belli aralik ile transplantasyon ünitesine çagirilacaktir. Yapilacak incelemelerde kanlarinda organ reddine rol oynayabilecek özel maddeler gelisip gelismedigi kontrol edilecektir. Çagirildiginiz tarihte mutlaka Kontrole gereken kan testlerinizi yaptiriniz.

Transplantasyon Sonrasi Genel Bilgiler ve Uyulmasi Gereken Kurallar;

Genellikle canli vericilerden alinan böbrekler hemen çalismaya baslar ve bir daha diyalize girme gereksinimi kalmaz.

Kadavra vericilerden yapilan transplantasyonlardan sonra ise, yeni böbregin çalismaya baslamasi bazen 2-3 hafta kadar gecikebilir. Bu süre içinde destekleyici diyaliz tedavileri uygulanir, böbrek yeterli olarak çalismaya basladiginda ise diyaliz tedavisine son verilir. Ameliyattan sonra hastanede kalma süresi her seyin normal gelistigi ve sürdügü kosullarda, ortalama 2 - 4 hafta kadardir. Böbrek nakli olduktan sonra sizleri artik yeni bir yasam bekliyor. Yeni böbreginizle ömür boyu saglikli yasamaniz mümkün. Diyaliz dönemine göre daha az kisitlamali bir yasam. Ancak burada da bazi kurallar var. Saglikli, kaliteli bir yasam için pek çok sey sizin elinizde. Doktorlariniz, hemsireleriniz ve size yardimci olacak diger saglik görevlileriyle tam bir isbirligi içinde olmaniz sizi daha mutlu kilacaktir.

Böbrek nakli olduktan sonra hastanin sosyal hayata dönmesi, normal bir aile ve ev hayati sürdürmesi, daha önceden yaptigi isini yapmasi mümkündür. Böbrek naklinden sonra beden gücünün yerine gelmesi bir süre alabilir. Naklin ilk aylarinda özellikle enfeksiyon hastaliklarindan korunmak için hasta kisitli bir hayat sürdürmek zorundadir; bu sebeple uyulmasi gereken bazi kurallar vardir. Bunlar hem böbregin, hem de hastanin korunmasi açisindan önemlidir. Burada önemli bazi kurallar hatirlatilmistir.

Naklin ilk 3 ayinda bir Hasta Not Defteri hazirlamaniz, tansiyon, ates ve kan basinci takibiniz açisindan size ve sizi takip eden ekibe kolayliklar saglar. Bu deftere;

BESLENME:

Böbrek nakli olduktan sonra zararli maddelerin yeni böbrek tarafindan kandan hizla temizlenmesiyle hastanin istahi açilir. Öte yandan yeni ve normal bir hayata kavusmak da istah üzerinde olumlu etki yapar. Ayni zamanda kortizonlu ilaçlarin (Deltacortil, Prednol, Codelton vb.) istahi arttirdigi da unutulmamalidir. Bu nedenler ile çogu kez hastalar böbrek nakli olduktan sonra çok yemek yiyerek kilo alirlar.

Diyetteki kisitlamalar, transplantasyon yapildiktan sonra, diyaliz dönemine oranla çok azalacaktir. Ancak bu dönemde de uyulmasi gereken önemli kurallar vardir.

Kilo artisi ile metabolizma sonucunda ortaya çikan ve böbrek tarafindan uzaklastirilan atik ürünlerin miktari artar; bu da böbrege ayri bir yük getirir ve böbregin zarar görme olasiligi artar. Ayrica asiri yemek kan sekerinde de yükselmeye neden olabilir.

Böbrek nakli olduktan sonra

Istahinizi frenlemeye çalismalisiniz, lîiinnn için sofralarin: ve sade hazirlayiniz. Yagsiz veya az sivi yagli salatalari bolca yiyerek açliginizi bastirmaya çalisiniz. Yemekleri küçük tabaklara koyup, lokmalarinizi uzun süre çigneyiniz. Yemek sirasinda su veya düsük kalorili içecekler içiniz.

Yemekleri doktorunuz aksine bir sey söylemedikçe az tuzlu pisiriniz. Tuzsuz yemek istahinizi azaltir. Tuzla muamele edilmemis baharatlari kullanmanizda sakinca yoktiir.

Kan yaglarinizin (kolesterol ve trigliserid) normal olmasi için kolesterolü yükseltecek gidalardan kaçinmalisiniz.

Yemeklerinizi zeytinyagi, ayçiçek yagi, misirözü gibi sivi yaglarla pisiriniz. Kati yag yerine buzdolabinda yumusak kalan yaglari tercih ediniz.

Kizartma yerine izgara, teflon tavada yagsiz pisirme, bullarda pisirme gibi yöntemleri kullaniniz. Mümkün oldugunca az ekmek yiyiniz. Temizliginden emin olmadiginiz yerlerde yemek yemeyiniz.

Bal, çikolata, reçel, marmelat ve pasta gibi çok fazla seker içeren gidalar kan sekeri yüksek olan hastalarda kesinlikle yasaldir. Kan sekeri normal olan hastalarin da bunlardan fazla tüketmeleri uygun degildir.

Cips, çerez, kuru yemis gibi atistirmalik gidalar sizin için zararlidir. Bunlardan kaçinmaya özen gösteriniz. Konserve gidalardan, hazir yemeklerden kaçininiz. Düzenli egzersiz yapmaniz hem istahinizi azaltacak hem de kilo almanizi engelleyecektir.

Yeni ugraslar edinmeniz, içinizdeki sanatkari uyandirmak için çesitli el isleri ve maket yapma, degisik konularda kitap okuma, satranç ögrenme gibi faaliyetlerde bulunmaniz istahi frenleyecek ve sizi sikintili düsüncelerden uzak tutacaktir.

Kolesterol Içeren Gidalar

Kolesterol sadece hayvansal gidalarda bulunur. Yumurta sarisi ve beyin en zengin kolesterol kaynaklaridir. Tereyagi, karaciger, beyin, böbrek, dalak, dil gibi sakatatlar, karides, kalamar gibi deniz ürünleri, kirmizi et, süt ve süt ürünleri de fazla miktarda kolesterol içerirler.

Eger ek olarak yüksek tansiyon ve kalp hastaliginiz yoksa günlük diyetinizi asagidaki gibi düzenleyebilirsiniz:

Sivi yag ve buzdolabinda yumusak olan yaglarla yemek yapilmalidir.

Derisi alinmis tavuk, hindi ve balik eti serbestçe kullanila bilet halde yagi alinmis kirinizi et az miktarda kullanilmalidir.

Az yagli süt, az yagli ve tuzu alinmis peynir yenebilir. Günde, iki kez 30- 35 gram beyaz peynir (sabah ve ikindi), bir veya iki bardak ( 200 mi ) süt ve günde bir kase yogurt uygun miktarlardir.

Yumurta haftada iki gün yenilebilir. Eger kolesterol yüksekligi yoksa sadece beyazi daha fazla da alinabilir.

Etsiz sebze yemekleri ve salatalar istenildigi kadar tüketilebilir. Muz, üzüm gibi meyveler fazla seker içerirler, fazla yememeye dikkat etmek gereklidir. Günde iki porsiyon meyve yenebilir (orta boy bir adet elma, orta boy bir adet portakal, orta boy bir adet seftali, orta boy bir adet armut, yarim muz, 3-4 adet kayisi, 10-12 adet kiraz, 8-10 adet çilek, 2 adet incir, 15-20 tane üzüm, bir dilini karpuz, bir dilim kavun, 2-3 adet mürdüm eriginin her biri bir porsiyondur.) Günde 3-4 ince dilini ekmek tüketilebilir. Hepsi ayni günde, olmamak üzere pilav, makarna, yagsiz veya az sivi yagli yogurt ilavesiyle manti haslanip yenebilir.

Süt ve yogurt yerine muhallebi, sütlaç yenilebilir.

EGZERSIZ VE SPOR

Böbrek nakli olmus hastalarin is ve egzersiz yapabilme güçleri hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarindan daha iyidir ve normal insanlara yakindir. Ancak bu, nakilli hastalarin her istedikleri egzersiz programi ve sporu yapabilecekleri anlamina gelmez.

Spor yapmaktaki amaç daha saglikli bir bedene sahip olmak ve ilaçlarin yaratacagi yan etkileri en aza indirgemek olmalidir.

Egzersize baslamak için böbrek naklinden sonra en az 6 hafta beklemek gereklidir. Önceleri, kortizonlu ilaçlara bagli olarak adale zafiyeti (kas güçsüzlügü) olabilir. Yapilacak egzersiz kasin çalisma gücünü arttiracak, tansiyonu düsürecek ve böbreklere yük bindirmeyecek sekilde olmalidir. Aerobik, düz bisiklet sürmek, yürüyüs, temiz bir denizde yüzmek hem kalp ve akciger hem de kas iskelet sistemi için en iyi, en güvenilir egzersizlerdir. Haftada en az 2 veya 3 kez 30-40 dakikalik (en fazla 180 dakika /hafta) hareket uygun olur.

Hastalarin, vücutlarina darbe gelecek futbol, voleybol, basketbol, tenis, judo vb., sporlari kesinlikle yapmamalari, agirlik kaldirarak vücut gelistirmeye çalismamalari gerekir.

Egzersiz yapmadan önce

Doktorunuza kalp ve iskelet sisteminin egzersiz için uygun olup olmadigi ve en iyi egzersizin ne oldugunu danisiniz.

Yavas yavas baslayip giderek egzersiz miktarini artiriniz.

Çok soguk ve çok sicak ortamlarda egzersiz yapmayiniz.

Egzersiz yaparken pamuklu ve teri emecek giysileri tercih ediniz. o Egzersizin bir yaris olmadigini, amacin ilaçlara bagli ortaya çikacak kas ve iskelet sistemini ilgilendiren yan etkileri en aza indirmek, kilo vermek, tansiyonu düsürmek, psikolojik rahatlama saglamak için bir araç oldugunu biliniz.

Egzersize bagli bir problem ortaya çiktiginda doktorunuza danisiniz.

CINSEL HAYAT

Böbrek naklinden sonra hem kadin hem erkek hastalarin çogunda diyalize girdikleri döneme göre cinsel arzu ve cinsel güçte artma ortaya çikar. Böbrek nakli ile vücuttaki hormonlar düzene girer; örnegin hemodiyalizde iken adet görmeyen kadin hastalar adet görmeye baslarlar. Ayni sekilde, erkek hastalarda da diyaliz dönemine göre cinsel güçte belirgin düzelmeler görülür. Ancak, yine de bazi hastalarda ilaçlara ve esas hastaliklarina bagli olarak (örnegin seker hastaligi) cinsel güçte azalma (iktidarsizlik) ortaya çikabilir. Bazen de çocuk sahibi olmamak bir problem olarak karsimiza çikar.

Erkek hastalarda ortaya çiktiginda çok rahatsiz edici olan, cinsel güç azalmasi tedavi edilebilir bir durumdur. Böyle sikayeti olan hastalarin takip eden doktorlarina bunu danismalari halinde gerekli incelemelerden sonra yakinmalarindan tamamen kurtulmalari mümkündür.

Cinsel problemler, her insaninin karsilasacagi sorunlardandir. Lütfen doktorunuzdan size bir zaman ayirmasini isteyerek bu tip problemlerinizi iletiniz veçözümlerini talep ediniz. Doktorunuza, aile ile hayatinizda sorunlara neden olabilecek bu tip rahatsizliklarin çözümü için esinizle de beraber basvurabilirsiniz..

Böbrek nakli olmus kadinlarda ise nakilden sonra adet bozukluklari, az veya çok adet görme, düzensiz adet görme yakinmalari olabilir. Bunun için kadin-dogum doktorlari ile temasa geçerek tedavi planlanir.

Ilk 6 hafta cinsel iliskide bulunmamalisiniz. Daha sonrasi doktorunuzla konusarak cinsel iliskiye baslayabilirsiniz.

Eslerden birinde akintili bir hastalik varsa mutlaka prezervatif kullanilmali ve tedavi için doktora beraber basvurulmalidir.

Çok esi olanlarla iliskiye girmekle ve/veya evlilik disi iliskilerle cinsel hastalik kapma ihtimali çok fazladir. Bu tip iliskilerden kaçininiz.

Önemli bir problem de nakilden sonra tekrar normale dönen yumurtalik fonksiyonu nedeniyle istenmeden hamile kalinmasidir

Dogum kontrolü için dogum kontrol haplari yasak degildir; ancak kalp, damar sisteminde problemlere yol açabilirler, ayrica yüksek tansiyonlu hastalar için bu ilaçlar uygun degildir. Spiral kullanmaktan kaçininiz. Takvim yöntemi güvenli bir yöntem degildir. En iyi yöntem erkeklerin prezervatif kullanmasidir.

Böbrek nakli olduktan sonra isteyen erkek ve hanim hastalar çocuk sahibi olabilirler. Ancak hanimlarin böbrek naklinin üzerinden 2 yil geçmeden hamile kalmalari uygun degildir. Hamile kalmadan önce doktora danismak gereklidir. Eger hamilelik yeni böbreginize yük getirecekse hamile kalmaktan kaçininiz. Bu durumu esinizle beraber doktorunuzla konusunuz. Hamilelik döneminde yakin takibiniz zorunludur. Hamileyseniz hem dogum doktorunuzun hem de böbrek doktorunuzun ögütlerine uyunuz.

SOSYAL HAYAT

Ameliyattan 3 ay sonra isinize dönebilirsiniz. Ancak yaptiginiz is konusunda doktorunuza bilgi vermeniz gereklidir. Uygun bulunmaz ise is degisikligi yapmaniz gerekebilir.

Ögrenciyseniz okulunuza gidebilirsiniz. Ancak; okullar, fabrikalar gibi kalabalik yerlerde grip gibi enfeksiyon hastaliklarina yakalanma ihtimali fazladir. Kis mevsiminde korunmaya dikkat etmek gereklidir. Grip asisi olunmasinda fayda vardir.

Nakilden sonra seyahat etmenizde sakinca yoktur. Ancak uzun mesafeli gezilerden önce doktorunuza danismali, yaniniza yeterince ilaç almali, sizi ve hastaliginizi tanitan bir kart veya rapor bulundurmali ve gittiginiz yerde karsilasacaginiz bir problem oldugunda basvurabileceginiz nakil merkezi veya doktorun adresi ve telefonunu önceden kaydetmelisiniz.

Organ nakilli hastalar ilaçlarini düzenli kullanip takiplerine düzenli geldikleri takdirde önemli bir problemle karsilasmadan uzun yillar saglikli olarak yasayabilirler. Tüm hayatinizi nakledilmis böbreginize odaklamayiniz, çünkü organ kaybetme endise ve korkusu önemli bir stres nedenidir. Stres ise çagimizin en önemli hastaliklarindan birisidir.

Ayrica, konuya ve hastaliginizla ilgili olarak gelisigüzel kisilerin bilgilerine itibar etmeyiniz. Problemlerinizi doktorunuzla açik seçik olarak konusunuz. Gerekirse psikolojik destek de isteyebilirsiniz.